Tüp Bebek Tedavisi - Tüp Bebek İstanbul | Prof. Dr. Kadir Savan Tüp Bebek Tedavisi
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Tüp Bebek Tedavisi

tüp bebek tedavisi

Kısırlık korumasız ilişkide bulunmaya rağmen bir sene boyunca gebelik sağlanamamasıdır. Şayet anne adayı 35 yaşından büyükse, altı ay boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkide bulunmalı ve gebelik sağlanamıyorsa bir uzmana başvurmalıdır.

Tüp bebek tedavisi günümüzde kısırlık sorunlarının yüzde seksenini çözebilmektedir. Ancak bilinmesi gereken; hiçbir tedavi yönteminin %100 başarı garantisi veremeyeceğidir. Bu sebeple çiftler tedaviye başlarken başarı oranları hakkında tüp bebek merkezinden doğru bilgi almalı ve gerçekçi beklentilerle tedaviye başlamalıdır.  Tüp bebek tedavisi aşamalardan oluşan bir tedavidir;

Tüp bebek tedavisi aşamalarını beşe ayırabiliriz

Birinci aşama ön görüşme:

Tüp bebek tedavisinin ilk aşamasında anne ve baba adayının tıbbi öyküsü dinlenir; daha önce yapılmış olan testler, çekilmiş rahim filmi, ameliyat öyküleri, cinsel hastalıklar ve kısırlık süresi hakkında bilgi alınır. Ardından gerekli olan jinekolojik ve ürolojik muayeneler yapılır. Daha sonra çiftin kısırlık sorunu tespit edilir ve buna en uygun tedavi yöntemine karar verilir. Şayet anne adayının rahminde polip ya da yapışıklık gibi patolojiler mevcutsa histeroskopi yapılmasına gerek duyulabilir. Çeşitli durumlarda kadının tiplerindeki enfeksiyon ve sıvı toplanması sebebiyle laparoskopi yapılması da gerekebilir. Uygulanacak tedavi yöntemine karar verilirken kadının yaşı, kadının yumurtalık rezervi, geçirilen operasyonlar, sperm kalitesi ve sayısı, hormon seviyeleri ve daha önceki tedavi protokolleri de göz önünde bulundurulur.

İkinci aşama yumurta geliştirme dönemi:

Adet döneminin ikinci ya da üçüncü günü, tedaviye başlanır. Bu dönemde anne adayına jinekolojik muayene yapılır ve yumurtalık rezervi değerlendirilir. Yumurtalık içerisinde kist ya da rahim içerisinde bir kitle olup olmadığı araştırılmalıdır. Şayet tedavi olumsuz etkileyerek bir patoloji mevcut değilse tedaviye başlanır. Yumurtaların geliştirilmesi için Folikül geliştirici hormon adı verilen ilaçlar uygulanmaya başlanır. İlaç uygulaması yaklaşık olarak 15 gündür. Kullanılacak olan ilaçların dozuna, anne aday adayının yaşına göre karar verilir.

Tedaviye başlandıktan sonra hastanın iki ya da üç günde bir kontrole gelmesi gerekmektedir. Bu kontrollerde ultrason ile yumurtaların gelişip gelişmediğine karar verilir. Yumurtalar istenilen ve olgunluğa eriştiğinde ise çatlatma iğnesi yapılır. Çatlatma iğnesinden 36 saat sonra yumurtaların toplam aşamasına geçinmektedir. Çatlatma iğnesinden tam olarak 36 saat sonra yumurtaların toplanması oldukça önemlidir. Aksi halde tedavi boşa gidebilir.

Üçüncü aşama yumurta toplama:

Yumurta toplama aşaması genel veya lokal anestezi altında uygulanabilir. Ortalama olarak 15 dakikada tamamlanan bu işlem transferinden ultrason eşliğinde yapılmaktadır. Vajinal ultrason probuna uygulanan uzun bir iğne ile yumurtalıkları kadar gidilebilir. Ardından tüm yumurtaları tek tek girilir ve içerisindeki sıvılar dışarıya alınır. Toplanmış olan yumurta sıvıları Embriyolog tarafından mikroskopta araştırılır. Ardından yumurta hücresi bu sıvılardan ayrılır. Ardından elde edilen yumurtalar İnkübatör denilen özel kültür ortamının içinde bekletilir. Yumurta toplama aşaması ile eş zamanlı olarak babadan sperm örneği alınır. Şayet erkekten mastürbasyon yoluyla sperm alınamıyorsa, mikro Tese yöntemiyle sperm hücresi elde edilebilir.

Dördüncü aşama döllenme aşaması:

Toplanmış olan yumurta ve sperm hücreleri döllenme hazırlanır. Daha sonra sperm yumurta hücresinin kalitesine göre mikroenjeksiyon ya da klasik tüp bebek yöntemiyle değerlendirilebilir. Mikroenjeksiyon yönteminde, sperm hücresi yumurta hücresinin içine enjekte edilir. Bu sayede döllenme daha çabuk bir şekilde gerçekleşebilir. Klasik Türk bebek yönteminde ise yumurta hücresinin etrafına bir çok sayıda sperm hücresi koyulur. Bu spermlerden yalnızca bir tanesi kendi kendine yumurta hücresini döller. Bu döllenme işlemi anne adayının vücudunda olan döllenme işlemi ile aynıdır. Döllenme işleminden sonra elde edilen embriyolar İnkübatörde muhafaza edilir. Daha sonra embriyonun kalitesine göre iki ya da beş gün sonra anne adayının rahmine transfer edilmek üzere saklanır.

Beşinci aşama embriyo transferi:

Embriyo transferi, yaklaşık olarak 5 dakikada tamamlanan bir aşamadır. Transfer edilecek embriyo sayısına anne adayının kısırlık durumu kötü bebek deneme sayısına göre karar verilmektedir. Yasal olarak transfer edilebilecek en fazla en büyük sayısı ikidir. Embriyo transferi yapılırken jinekolojik muayene masasına alınmış. Ardından anne adayının rahim ağzı antiseptik solüsyonlarla temizlenir. Daha sonra vajinaya bir spekulum uygulanır. Rahim ağzından bir kateter aracılığıyla embriyo ya da en diyorlar rahim içine transfer edilir. Daha sonra son kontroller yapılarak emre yolların doğru yerde olduğundan emin olunur. Embriyo transferi ağrısı bir işlem olduğu için işlem sırasında anne adayına genel ya da lokal anestezi uygulanmaz. Embriyo transferinden 12 gün sonra gebelik testi yapılır.

Tüp bebekte başarı oranı nedir?

Tüp bebek, başarı oranlarının birçok faktöre göre değiştiği bir tedavidir. Tercih edilen tüp bebek merkezi, tercih edilen doktor, uygulanan tedavi yöntemleri, tedavi yöntemlerinin nasıl uygulandığı, çiftin tedaviye nasıl katılım gösterdiği, beslenme düzeni gibi birçok faktör, tüp bebek başarı oranını etkilemektedir. Bu sebeple de başarı oranı değişmektedir. Ancak genel olarak başarı oranları %45-75 arasında değişmektedir.  Başarı oranını etkileyen bir diğer önemli faktör ise, çiftin kısırlık sebebi ve anne adayının yaşıdır.

Anne adayının yaşı ilerledikçe tüp bebek başarı oranları düşer. Buna yol açan faktör; yumurtalıkların yaş ilerledikçe rezervlerinde meydana gelen azalma ve yumurta hücresindeki kalitede düşüştür. Bundan dolayı da yaşı ilerleyen anne adaylarında başarı oranı düşüktür.

Anne adayının yaşı başarı oranını nasıl etkiler?

Anne adayının yaşı tüp bebek başarısını etkileyen en önemli faktördür. Kız çocukları belirli bir yumurtalık rezervi ile dünyaya gelmektedir. Bu yumurtalık rezervleri ergenlik döneminde yani adet başladığında 300 bin kalır. Daha sonra da her adet döneminde azalmaya devam eder. 35 yaşından sonra yumurtalık rezervleri ve yumurta sayısındaki azalma hızlanır. Menopoz döneminde de yumurtalık rezervleri nihayet biter. Bundan dolayı da yaş ilerledikçe çocuk sahibi olma şansı azalır.

Özellikle 35 yaşından sonra belirginleşen bu durum; kadın hamile kalsa da anomali, düşük, erken doğum ve gelişim sorunlarının ortaya çıkma riskini de arttırmaktadır. Bu sebeple de çocuk sahibi olmak isteyen anne adaylarının yaşı ertelememeleri gerekmektir.

Başarı şansını etkileyen faktörler:

  • Tüp bebek merkezinin seçimi,
  • Çiftin güvendiği bir doktor ve ekip ile çalışması,
  • Çiftin ilaç talimatlarına uyması,
  • Beslenme düzeninin uygun olarak planlanması,
  • Sigara ve alkolden uzak durulması,
  • Çiftin kısırlık sorununun doğru teşhisi ve doğru tedavi planlaması,
  • Laboratuar koşullarının embriyo gelişimine uygun olması,
  • Çiftin gerçekçi beklentilerle tedaviye başlaması,
  • Tedavi sırasında, tedavi başarısını etkileyebilecek olumsuzluklardan uzak durulması olarak sayılabilir.
  • Anne adayının yaşı,
  • Anne adayının yumurtalık rezervleri ve yumurta hücrelerinin kalitesi,
  • Baba adayının sperm sayısı, kalitesi ve morfolojik özellikleri,
  • Oluşan embriyonun kalitesi,
  • Anne adayının rahim durumu,
  • Tüplerin durumu,
  • Çiftin hormonal dengesi,
  • Gebeliğe engel teşkil edebilecek miyom ya da polip gibi yapıların mevcudiyeti, olarak sayılabilir.

 

Tüp bebek tedavisi ne zaman uygulanır?

Anne adayı 35 yaşından küçükse, bir sene doğal ve korunmasız yollardan düzenli olarak cinsel ilişkide bulunmalıdır. Şayet bir sene sonunda gebelik gerçekleşmiyorsa bir uzmana başvurmalıdır. Kadın 35 yaşından büyükse 6 y beklemeli ve ardından tüp bebek uzmanına danışmalıdır. Bunun dışında tedavinin uygulanması gereken hastalar ise:

  • Kadının tüplerinde tıkanıklık varsa,
  • Sperm hücrelerinde sayı ve morfolojik sorunlar varsa,
  • Kadının yaşının ileri olması sebebiyle yaşanan kısırlık sorunları varsa,
  • Miyom-polip gibi yapılar sebebiyle kısırlık söz konusu ise,
  • Çikolata kisti varsa,
  • Polikistik over sendromu varsa,
  • Yumurtlama ile ilgili sorunlar,
  • Azospermi, olgularında uygulanmaktadır.

Endometriozis kısırlığa yol açar mı?

Endometriozis , hafif ya da orta seyredebilir. Bu aşamada endometriozis konumu kısırlığa yani gebeliğin oluşmasına engel teşkil edebilir.

Hormonal bozukluklar kısırlık sebebi mi?

Hormonal bozukluklar, üreme organlarını etkileyen sorunlardır. Sperm üretimini ya da yumurta hücresi sayısını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu sebeple de hormonal sorunların ilk olarak tedavisi belirlenir daha sonra şayet hormonal bozukluk tedavi edilemiyorsa, tüp bebek tedavisi yapılır.

Yorumlar

Bir yorum yazınız