Laparoskopi Nedir, Hangi Alanlarda Kullanılır? - Tüp Bebek İstanbul | Prof. Dr. Kadir Savan Laparoskopi Nedir, Hangi Alanlarda Kullanılır?
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Laparoskopi Nedir, Hangi Alanlarda Kullanılır?

laparoskopi

Laparoskopi, kapalı ameliyat yöntemidir. Tıp alanında birçok branşta kullanılmaktadır. Hastanın göbek bölgesinden belirli delikler açılması ve bu deliklerden özel aparatlarla girilmesi ile işlem başlar. Bu aparatların ucunda kamera mevcuttur.

Bu kamera sayesinde iç organlar, 10 kat büyütülerek, ekrana yansıtılır. Karın içine organların daha net görülebilmesi için gaz verilmektedir. Bu sayede tanı ve tevdi daha kolay ve kısa sürede yapılabilmektedir.

Toplum arasında bıçaksız ameliyat olarak bilinmektedir. Hastanın bu operasyona uygun olması durumunda, laparoskopi ameliyat ilk tercihtir.

Aşırı zayıf ya da aşırı kilolu hastalara uygulanması önerilmeyen, yoğun akciğer hastalığı, yoğun kalp hastalığı olan bireylere uygulanamayacak bir işlemdir. Laparoskopide monitöre görüntünün yansıyabilmesi adına vücuda karbondioksit gazı verilmektedir. Şayet anatomik anlamda bir engel teşkil edilmiyorsa tanı ya da tedavi başarıyla gerçekleşip, kısa zamanda sonuca ulaşılacaktır. Burada kararı tüm bu değerlendirmelere göre jinekologlar vereceklerdir.

Laparoskopi ne zaman uygulanır?

Laparoskopi yalnızca jinekoloji ile ilgili olarak uygulanan bir yöntem değildir. Fakat en fazla kadın doğum sorunlarında tercih edilmektedir. Jinekolojik branşta genellikle;

  • Kısırlık teşhis ve tedavisi,
  • Rahim içi görünümlerini değerlendirmek,
  • Rahim alınması,
  • Kanserli hücrelerin çıkarılması ya da tanısı,
  • Yumurtalıklarla ilgili sorunlar,
  • Miyom gibi yapılar,
  • Çikolata kisti,
  • Rahim içi yapışıklıkları,
  • Dış gebelik gibi sorunlar için teşhis ve tedavi amaçlı olarak uygulanabilmektedir.

laparoskopi hangi alanlarda kullanılır

Laparoskopi nasıl uygulanır?

Laparoskopi, ameliyathane koşullarında uygulanmaktadır. Hasta, belirlenen günde, genel anestezi uygulanarak işleme alınır. Ardından da göbek kenarından gerektiği kadar kesiler uygulanır. Tanısal amaçlı uygulanan laparoskopi, çoğunlukla 20 dakikada tamamlanabilmektedir. Tedavi amaçlı laparoskopi işleminde ise uygulanan ameliyat türüne bağlı olarak süre uzayabilir.

Tedavi amaçlı laparoskopide, ek aparatlar gerekebilir.  Örnek olarak; miyom ile ilgili operasyonlr çoğunlukla 45 dakikada tamamlanabilirken, rahmin alınması gerektiği işlemler 2.5 saat sürebilmektedir.

Laparoskopinin birden fazla uygulanması gerekebilir. Kısırlık sorunlarında, laparoskopi uygulaması çeşitli durumlarda 2 ya da 3 defa uygulanabilir.

Bu işlemde kadının göbek hizasından 3-5 mm’lik kesiler açılır. Bu kesilerden cerrahi, kameralı aletler sokulur ve aydınlatma sağlanır. Bu sayede rahim ve yumurtalıklar sağlıklı bir şekilde gözlemlenebilir. Laparoskopi sayesinde iç organlar 10 kata kadar büyütülür. Bu alandaki yapılar, miyomlar, çikolata kistleri ya da kanserli yapılar teşhis edilebilir. Hastalar açık ameliyatta olduğu gibi yorulmaz.

Laparoskopi hangi durumlarda uygulanır?

  • Cerrahi işlemlerin onkolojik türlerinde
  • Dış gebelik sorunlarında
  • Rahmin alınması gerekiyorsa
  • Endometriozis mevcudiyetinde
  • Tüplerde meydana gelmiş sıkıntıların tanısı ve tedavisinde
  • Tüplerin bağlanması gerekli olduğu düşünülüyorsa
  • Karın iç kısmında yapışıklıklar söz konusu ise
  • Miyom, polip gibi oluşumların tespiti ile alınması gerekliliğinde
  • Pelvikte abse durumu mevcutsa laparoskopi uygulanabilir.

 

laparoskopi

Kimlere laparoskopi uygulanamaz?

  • Aşırı zayıf hastalara uygulanması önerilmez. Operasyonda uygulanan gaz kötü etkiye yol açabilir.
  • Aşırı kilolu hastalara da uygulanması önerilmemektedir. Bu aşamada da verilen gaz kötü etkilere yol açabilir.
  • Kronik akciğer rahatsızlığı olan hastalara da laparoskopik işlemlerin uygulanması önerilmemektedir.
  • Belirli kalp hastalığı grubunu yaşayan hastalara laparoskopi ile cerrahi işlem uygulanması önerilmemektedir.

Kısırlık ile alakalı bütün yapısal özelliklerin araştırılması için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden bazıları ise; ultrason, HSG, histeroskopi ve laparoskopidir. Laparoskopi yöntemi doğrudan iç organların görüntülenmesini sağlamaktadır. Bu sebeple de HSG gibi radyolojik uygulamalardan daha net bilgi verir. Bundan dolayı da, laparoskopi kadın üreme organlarından ola rahim, yumurtalık ve tüpler, pelvis ve karın gibi organların değerlendirilmesi için kısırlık tetkiklerinde standart olarak uygulanır.

İlk aşama kısırlık testleri dışında; karın ağrısı, pelvik enfeksiyon öyküsü gibi durumlarda tanısal amaçlı uygulanabilir.

Tanısal amaçlı olarak uygulanan laparoskopi yöntemlerinde;

  • Tüplerin açık olup olmadığı
  • Yumurtalığın genel görünümü
  • Yapışıklıklar
  • Tüp ve yumurtalık ilişkisi
  • Rahmin görünümü değerlendirilmektedir.

Bunun dışında laparoskopi, jinekoloji dışında da birçok alanda uygulanmaktadır. Bu alanlardan bazıları onkoloji ve genel cerrahidir.

Tanısal (Diyagnostik) laparoskopide neler yapılır?

  • Tüplerin açık olup olmadığına
  • Yumurtalığın genel görünümüne
  • Yapışıklık olup olmadığına
  • Tüp-yumurtalık ilişkisine
  • Rahmin genel görünümü
  • Laporoskopide overlerin görünümü
  • Diyagnostik laparoskopide yumurtalıkların değerlendirilmesi

 

laparoskopi kimlere uygulanır

Laporoskopi operatif, diyagnostik nedir?

Tanısal amaçlı olarak uygulanan laparoskopi işleminde tespit edilen sorunlar; güvenli ve başarılı şekilde laparoskopi işleminde tedavi edilebilir.  Cerrahi düzeltme amacıyla yapılan laparoskopiye “Operatif Laparoskopi” adı verilmektedir.

Tedavi amaçlı laparoskopide hangi işlemler yapılır?

  • Batın içi yapışıklıkların (adezyonların) açılması
  • Myomların çıkarılması (myomektomi)
  • Yumurtalık (over) kistlerinin çıkarılması
  • Endometriozis tedavisinde, endometriotik odakları koagüle edilmesi (yakılması)
  • Endometriomaların (çikolata kistlerinin) çıkarılması veya koagulasyonu
  • Dış Gebelik durumlarında cerrahi tedavide
  • Kapalı tüplerin açılması (tubal anastomosis)
  • Bozulmuş tüp-over ilişkisinin yeniden sağlanması

Tedavi amaçlı uygulanan laparoskopide, hastanede kalma süresi oldukça kısadır. Hastalar bir gün sonra evlerine dönebilir. Çeşitli durumlarda, karından büyük bir cerrahi işlem geçirilmiş ise, laparoskopik uygulamalar yapılmış ise 2. Bir laparoskopik işlem gerekebilmektedir. 2 laparoskopik işlem arasında aylar ya da seneler olabilir. Bu durum hastanın sorununa ve laparoskopinin neden uygulandığına göre değişmektedir.

Bazen laparoskopi ile histeroskopi aynı seansta kullanılır. Özellikle rahim anomalilerinde bu iki yöntemin birlikte kullanımı gerekebilir.

Laparoskopinin açık ameliyata göre avantajları nelerdir?

  • Hastanın iyileşme süresi daha kısadır.
  • Hastalar ameliyattan sonra gündelik ve iş yaşantısına daha çabuk döner.
  • İşleme ait riskler daha azdır.
  • Hastaneden çıkış süresi daha kısadır.
  • Laparoskopiden sonra ağrı ve acı açık ameliyata göre oldukça azdır.
  • Ameliyat izi oldukça az olduğu için estetik kaygılar oluşmamaktadır.

Laparoskopinin riskleri nelerdir?

  • Cerrahi işlemlerin, yapılan uygulamayla bağlantılı olarak her zaman için riski vardır. Bu riskler, cerrahi operasyonile ilgili risklerdir. Operatif ve tanısal laparoskopide ciddi komplikasyonlar oldukça nadir olarak görülür.
  • Laparoskopi işlemi sırasında; mesane, idrar yolları, bağırsak, damar, rahim yaralanmaları meydana gelebilir. Bu yaralanmaları aynı işlemde laparoskopik olarak tedavi edilebilir. Fakat çeşitli durumlarda acil olarak açık ameliyata geçmek zorunda kalınabilir.
  • Büyük damar yaralanmaları hayati riske sebep olabilir. Laparoskopi sırasında ölüm riski 1-5/100000’dir.
  • Trokar bölgelerinde hematom oluşumu gözlemlenebilir. Karın içi enfeksiyonlar meydana gelebilir.
  • Operasyon sonrasında idrar yolu enfeksiyonu, kesi yeri enfeksiyonu, kısa süreli idrar yapma güçlüğü ya da toplar damarlarda tıkanıklık oluşumu görülebilir.

Laparoskopi hangi durumlarda risklidir?

  • Aşırı şişmanlık,
  • Karın ameliyatı öyküsü,
  • Karın içi enfeksiyonların mevcudiyeti,
  • Şiddetli yapışıkların açılmaya çalışılması,
  • İleri evre endometriyozis
  • Kalp veya akciğer problemlerinin olması,
  • Sigara ve alkol bağımlılıkları laparoskopi riskini arttırır.

 Laparoskopik işlemlerin tecrübeli uzmanlar tarafından yapılması, risklerin minimumda olmasını sağlayacaktır.

Laparoskopi sonrası bakım

  • Yapılan işlemlerden sonra anestezik ilaçlar kaynaklı olarak bulantı ve kusma söz konusu olabilir. Karın duvarında açılan minik kesi alanları hassas bölgelerdir. Bu alanların çevresinde morluklar söz konusu Karnı şişrmek amacıyla uygulanan gazlar, omuz ağrısına yol açabilir.
  • Şikayetlerin şiddeti ise uygulanan cerrahi işlemlere göre değişkenlik gösterebilir. Bu durumda kullanılacak olan ağrı kesiciler, sorunu çözecektir.
  • Şikayetlerin yoğunluğu da uygulanan cerrahi işlemlere göre değişecektir. Genellikle iyileşme süresi kısadır ancak uygulanan işlem ciddi bir işlemse, iyileşme süresi uzayabilir.
  • Açılan yaraların küçük olması, iyileşme süresini kısaltacaktır.İşlemden sonra hastalar genellikle evlerine gidebilir.
  • Hastaların işe dönme süresi de ortalama 7 gündür.
  • Laparoskopi ve laparatomi de benzer cerrahi işlemler yapılır. Ancak çeşitli cerrahi uygulamaların laparoskopi ile yapılması risk teşkil edebilir. Bu gibi bu durumlarda laparotomi uygulanır.
  • Şayet ağrılar azalmak yerine artıyorsa, bulantı ve kusma şiddetliyse ateş 38 derecenin üzerindeyse, trokar bölgelerinde kanama mevcut ise, zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.
  • Kısırlık tedavisi alan kadınlar, narkoz altında cerrahi ve tanısal laparoskopiyi aynı anda olabilmektedir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız