Laparoskopi Ameliyatı Nasıl Yapılır? - Tüp Bebek İstanbul | Prof. Dr. Kadir Savan Laparoskopi Ameliyatı Nasıl Yapılır?
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Laparoskopi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

laparoskopi ameliyatı nasıl yapılır

Özellikle infertilite yani kısırlık sorunlarında, yapısal olarak tüm faktörlerin değerlendirilmesi için çeşitli yöntemler kullanılabilmektedir. Bu yöntemler ise:

  • Ultrason,
  • HSG,
  • Histeroskopi,
  • Laparoskopi olarak sayılabilir.

Laparoskopi yönteminde iç organlar net bir şekilde görülebilir ve sorunlar aynı işlemde tedavi edilebilir. Bu sebeple de HSG ve ultrason yöntemlerine göre daha etkili bir yöntem olarak kabul edilmiştir.

Özellikle kısırlık sorunlarında kadının üreme organlarından olan; rahim, yumurtalık, tüpler, pelvis ve karın içi organları değerlendirilirken, laparoskopi oldukça önemli bir rol oynamaktadır.

Bununla beraber karın ağrısı, pelvik enfeksiyon öyküleri, geçirilmiş cerrahi operasyonlarda da tanısal amaçlı olarak uygulanabilmektedir.

Laparaskopi tanısal amaçlı (Diagnostik Laparoskopi) olarak; tüplerin açık olup olmadığına, yumurtalığın genel görünümüne ve yapışıklık olup olmadığına, tüp-yumurtalık ilişkisine, rahmin genel görünümüne incelenmesi şeklinde olabileceği gibi tedavi amaçlı da (Operatif Laporoskopi) da uygulanabilir. Bununla beraber laparoskopi; onkoloji, genel cerrahi ve diğer medikal alanlarda da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Tanısal laparoskopi nasıl uygulanır?

Laparoskopi, toplum arasında kansız ameliyat olarak bilinmektedir. Hastanın genel anestezi altına alınmasıyla işlem başlar. Ardından genellikle göbek çukurundan 1 cm’lik kesiler açılır ve optik cihazlar ve kamera sistemi ile karın için ve pelvis görüntülenebilir.

Uygulama için ilk olarak hastanın kesisinden CO2 gazı ile batının şişirilmesi sağlanır. Ardından 10 mm çapındaki trokarlar, göbekten karın içerisinde yerleştirilir. Bu aşamada laparoskop adı verilen kamera-monitor sistemiyle optik cihazlar, karın içine yerleştirilir. Bu sayede bu alandaki tüm organlar kamera sistemi ile değerlendirilir. Bu yöntem sayesinde rahim ağzından verilen “metilen mavisi” adı verilen mavi renkli bir sıvı ile fallop tüplerinin açık veya kapalı olup olmadığı tespit edilir.

Tanısal (Diyagnostik) laparoskopide hangi sorunlar tespit edilir?

  • Tüplerin açık ya da kapalı olup olmadığı,
  • Yumurtalıkların durumu,
  • Yapışıklık olup olmadığı,
  • Tüplerin ve yumurtalıkların ilişkisi,
  • Rahmin durumu,
  • Yumurtalıkların durumu,
  • Diyagnostik laparoskopide yumurtalıkların değerlendirilmesi yapılabilmektedir.

Operatif laparoskopi nasıl uygulanmaktadır?

Tanısal laparoskopi sayesinde tespit edilen sorunlar; laparoskopik olarak aynı işlemde tedavi edilebilir. Cerrahi olarak tedavi amaçlı uygulanan laparoskopik işleme operatif laparoskopi adı verilmektedir. Operatif laparoskopilerde birkaç kesi daha açılmaktadır. Bu sayede karın içi işlemleri gerçekleştirilebilir.

Operatif laparoskopide hangi işlemler yapılır?

  • Batın içi yapışıklıklar açılabilir,
  • Mevcut miyomlar çıkartılabilir,
  • Yumurtalık kistleri çıkartılabilir,
  • Endometriozis tedavisi gerçekleşebilir,
  • Dış gebelik durumları cerrahi olarak tedavi edilebilir,
  • Kapalı tüpler açılabilir,
  • Bozulmuş tüp-over ilişkisinin yeniden sağlanması

Bu laparoskopi işleminde, hastanede kalma süresi oldukça kısadır. Şayet karından büyük bir cerrahi işlem geçirilmiş ise, ikinci bir laparoskopik işlem yapılması gerekebilir. İki operasyon arasındaki süre bir ay ya da birkaç yıl olabilir.

Laparoskopinin açık operasyona göre üstünlükleri nelerdir?

  • Laparoskopi işleminden sonra hasta kısa sürede evine dönebilir. Açık ameliyata göre iyileşme süresi daha kısadır ve hasta daha az ağrı ile karşılaşır.
  • Açık ameliyat yönteminde yapılan kesiler, büyük kesilerdir. Genellikle bikini çizgisinden ya da karın orta hattından uygulanmaktadır. Açık operasyonlarda hastalar 5 gün hastanede kalmaktadır.

Laparoskopinin riskleri var mıdır?

  • Her cerrahi işlemde olduğu gibi laparoskopide de çeşitli riskler mevcuttur. Operatif ve tanısal laparoskopide ciddi komplikasyonlar nadirdir. Bu riskler ise:
  • İşlem sırasında mesane, idrar yolları, barsaklar, damarlar ya da rahim yaralanabilir. Bu yaralanmalar aynı işlemle tedavi edilebilmektedir.
  • Çeşitli işlemlerde laparoskopiyi açık ameliyata çevirmek gerekebilir.
  • Laparoskopi sırasında ölüm riski 1-5/100000’dir.
  • Karın duvarından uygulanan trokar bölgelerinde hematom oluşabilir.
  • Karın içinde enfeksiyon oluşabilir.
  • İşlem sırasında idrar yolu enfeksiyonları görülebilir. Bu sebeple de kısa süreli idrar yapma zorluğu meydana gelebilir.

Laparoskopi riskleri hangi durumlarda artar?

  • Obezite,
  • Karın ameliyatları öyküsü,
  • Karın içi enfeksiyonlarının mevcudiyeti,
  • Şiddetli yapışıklıklar,
  • Şiddetli çikolata kisti,
  • Kalp ya da akciğer sorunları,
  • Ameliyatın tecrübesiz ellerde gerçekleştirilmesi,
  • Sigara ve alkol bağımlılığı laparoskopi riskini arttırmaktadır.

Laparoskopi sonrası bakım nasıl olmalıdır?

  • Laparoskopi uygulamaları anestezi altında yapıldığı için ilaçlara bağlı olarak bulantı ve kusma söz konusu olabilir. Karın duvarında açılan kesiler hassas olacağı için çevresinde küçük morluklar meydana gelebilir.
  • Karnı şişirmek için uygulanan gaz, omuz ağrısına sebep olabilir.
  • İşlemden sonraki şikayetlerin yoğunluğu ve şiddetli yapılan cerrahi işleme göre değişken olabilir. Bu durumda doktorun önerdiği ağrı kesiciler kullanılabilir.
  • Laparoskopi işleminde açılan yara küçük olduğu için iyileşme süreci kısalmaktadır. İşlemden sonraki gün hasta evine dönebilir.
  • İş hayatına dönüş süresi, yapılan cerrahi işleme bağlı olarak bir hafta ya da 15 gün olabilir.
  • Aşırı ağrı, giderek kötüleşen bulantı kusma, ateşin 38 derece ve üzerinde olması, trokar yerlerinden belirgin kanama durumlarında zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.

Yorumlar

Bir yorum yazınız